Kemeraltı

Kemeraltı Hakkında


Kemeraltı, Konak Meydanı’nda Hükümet Konağı yanından başlayarak, geniş bir kavis sonunda  Şadırvan Camiisi önünde son bulan Anafartalar Caddesi merkezli, ülkemizin en büyük çarşısıdır. Kemeraltı, İzmir şehrinin Cumhuriyet dönemi boyunca en önemli ticaret bölgesi olmakla kalmayıp, sembol olmuş adlarından biridir. Kemeraltı adının gerçek bir kemerle ilgisi vardır. Kemeraltı Camisi’nin inşası yıllarında yanındaki sokağın hemen başında bulunan bir medrese ile cami arasında bulunan, kemerli bir taş köprü bu ünlü çarşıya ad olur. Başlangıçta günümüzdeki Anafartalar Caddesi’nin yaklaşık 350 m.’lik bir bölümü için kullanılan Kemeraltı adı, günümüzde bu caddenin Mezarlıkbaşı’ya kadar uzanan 950 metrelik bölümünün ve bu bölüme açılan tüm sokaklardan oluşan yaklaşık 5km2 büyüklüğünde ve 15000 dükkanı kapsayan bir çarşı alanının adıdır. Hükümet Konağı yanından başlayan Anafartalar Caddesi ise çarşı içinde tarihi ad taşıyan bölgeler olan  Arasta, Keçeciler, Hatuniye ve Çorakkapı’dan geçerek Basmane semtinde Altınpark çıkışında sona erer. Anafartalar Caddesi’nin geniş bir açıyla kavis çizer görünümdeki ilk bölümü XV. Yüzyıl’a kadar var olan “İç Deniz” kıyısı ve doğal liman rıhtımıdır. Bu nedenle bölge Antik dönemden günümüze İzmir kentinin vazgeçilmez ticaret merkezi olmuştur. İzmir’in hoşgörülü toplumsal yaşamı içinde de Türkler ve Yahudiler ile Rum ve Ermeni azınlığın da birlikte yaşadıkları ve ürettikleri kendinden başka hiçbir yere benzemeyen kent parçasıdır. Kemeraltı’ya İzmir’in her yerinden ulaşmak oldukça kolaydır. Güler yüzlü esnafı, hemen her şeyin satıldığı işyerleri size aradığınız malı en uygun fiyatla sunacaktır. Kemeraltı’na gitmeden önce neler yapmak ve neleri görmek istediğinizi kararlaştırın. Çünkü böylesine büyülü bir çarşıdan kendinizi kaybedebilir ve oradan saatlerce ayrılamayabilirsiniz. Kemeraltı’nda alışveriş yapacaksanız, satıcılarla mutlaka pazarlık yapın. İndirim yaptırma şansınız oldukça yüksektir. Yorgunluk hissettiğiniz ya da acıktığınız anlarda Kemeraltı’ndaki yüzlerce restoran, kebapçı, lokanta, pideci ya da büfe ile her türlü kafe, kahvehane size istediğiniz hizmeti en güzel biçimde verecektir. Kemeraltı’nda yaşam; gün doğumundan batışına kadardır. Ne yazık ki henüz geceleri hizmet verilmemektedir.(Limandan;Anafartalar Caddesi Konak Meydanı girişi uzaklığı 3370 m.,Anafartalar Caddesi Mezarlıkbaşı girişi uzaklığı 2660m.)

Kemeraltı Tarihçesi


Kemeraltı Gezilecek Yerleri


Güzel İzmir Hanları

İzmir,  adeta bir hanlar şehridir.  Osmanlı döneminde inşa edilmiş yapılar göz önüne alındığında sayıları 150’yi aşan han ile , İstanbul’dan sonraki en önemli dokunun İzmir’de olduğunu söyleyebiliriz. Ancak gerek 1922 İzmir yangını gerekse Cumhuriyet döneminde görülen imar faaliyetlerindeki düzensizlik ve tutarsızlık nedeniyle bu hanların büyük bölümü tarihe karışmıştır. Bu arada bazı “Otel” niteliğindeki yapılara da Cumhuriyet öncesi han denmiştir. İzmir de bu tip hanlarında çoğu yıpranmış ve harap durumdadır. Buna rağmen İzmir, yine de meraklıları için gezilecek görülecek hanlara sahiptir. Eski çarşıdaki yapı adalarının her biri, sonraları ek dükkanların istilasına uğramış birer handır. İzmir hanları, çarşı içinde farklı meslek gruplarına ait küçük işletme ya da satış yerleri ile oldukça canlı ve renkli mekanlardır. Her tür giyim eşyasından gıda maddesine akla gelebilecek çok sayıda şeyi Kemeraltı ve çevresinden satın alabilirsiniz. Hanlar, buraları gezmenin keyfini çıkarabileceğiniz, arada minik kahvehane ve benzeri  dinlenme noktaları da barındıran alanlardır.

Os-Ka Pasajı

Kemeraltı’nda adını sahibi ve yaratıcısı Osman Kazmirci’nin isminin ilk harflerinden alan ünlü pasaj. Osman Kazmirci, Cumhuriyet’in ilk yıllarında bir dükkanı satın alarak giyecek eşyası satar ve ardından çevredeki diğer dükkanları da satın alarak Beyler Sokak ile Kemeraltı’yı birleştiren ünlü pasajı açar. Burası İzmir’in Cumhuriyet Dönemi’ndeki ilk pasajıdır. Daha sonra Fransa’ya göç eden Osman Kazmirci, orada da sahip olduğu pasaja aynı adı verir.

Beyler Sokakları

Anafartalar Caddesi girişinde sağ yönde kalan art arda üç sokağa verilen ad. XIX. Yüzyıl’da İzmir’in ileri gelen ailelerinin  ve beylerinin oturduğu bölge, Cumhuriyet’in ilk yıllarında doktor muayenehanelerine ev sahipliği yapmış olup, günümüzde çeşitli işyeri, çarşı ve pasaja sahiptir.

Veysel Çıkmazı

Anafartalar Caddesi’ni 856. Sokağa bağlayan bir geçittir. Adını eski bir hamamdan alan; restoran, lokanta ve kafelere sahip bu geçiş, geçişleri sağlayan yapılar yapılmadan önceki “çıkmaz” sözcüğünü günümüze de taşımıştır.

Hacı Mahmut Camisi

XVII. Yüzyıl başlarında faal olduğu bilinen caminin banisi Hacı Mustafa Efendi olmasına rağmen cami, burada hocalık yaptığı belirtilen Hacı veya Hoca Mahmut adıyla anılır olmuştur. Caminin önemli bir haziresi de bulunmaktadır.

Meserret Oteli

XIX. Yüzyıl ikinci yarısında inşa edilmiş Küçük Barut Hanın önemli oranda düzenlenmesiyle, 1911 yılında hizmete girmiş ve otuz üç odalı bir oteldir. Yapı, yakın yıllarda gördüğü onarımdan sonra çarşı ve kafe olarak çalışmaktadır.

Kemeraltı Camisi

Kemeraltı da, eski iç deniz kıyısında yeralan beş camiden, Konak Meydanı’na en yakın olanıdır. Cami’yi yaptıran kişinin adıyla, “Ahmet Ağa Camisi” adıylada anılır. XVII. Yüzyıl ortalarında inşa edilen yapı, tek minare ve tek şerefelidir. Avlu da ve Salepcizadeler tarafından sonradan yaptırılan zarif yapı önceleri müftülük sonraları da kütüphane olarak kullanılmıştır.

Kemeraltı Sebili

Anafartalar Caddesi’nde, aynı adlı cami yanında, vakıflar sebili olarak da bilinen bu sebil, 1771 yılında Sinanzade Hacı Ahmet Ağa tarafından yaptırılmıştır. Bu nedenle Sinanzade Sebili adıyla da anılır. Bazı araştırmacılar Sebil’in yapım tarihini 1768 olarak vermektedir.

Birinci İktisat Kongresi Anıtı

853. ve 860. Sokaklar köşesinde İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından, tarih bilinci ve kent kültürünün geliştirilmesi kapsamında yaptırılan anıtta yer alan, dört metal silindir formu ile Birinci İktisat Kongresi’ne katılan dört grup olan “Tüccar Grubu, Sanayi Grubu, İşçi Grubu ve Çiftçi Grubu” sembolize edilmiştir. Ülkemiz ekonomi ve tarihi için çok önemli bir çalışma olan ve Mustafa Kemal’in de katıldığı Birinci İktisat Kongresi 17 Şubat-4 Mart 1923 tarihleri arasında İzmir de toplanmıştır.

Ahmet Reşif Efendi Mescidi

Yemiş Çarşısı’nın Halim Ağa Çarşısı’na çıkışta görebiliceğiniz mescit, Hacı Ahmet Reşit Efendi tarafından, XVIII. Yüzyıl ortalarında yaptırılır. Adını aldığı kişinin ailesi olan “Katipzade” adıyla da anılmaktdır. Mescidin girişinde ki binek taşı ile merdiven altı duvardaki çeşme ilginçtir.

Nüshet Osman Efendi Çarşısı

Kemeraltı Karakolu sırasında yer alan ortası avlulu çarşının, adını aldığı Hacı Mehmet Efendi oğlu Nüshet Osman Efendi, XIX. Yüzyılın ilk yarısında yaşamış, zamanın Taze Meyve Gümrüğü katiplerinden, hayır sahibi bir kişidir. Ortası avlulu çarşıda özellikle giyim eşyası satılır.

Kemahlıoğlu Hanı

Kemeraltı’nın önemli hanlarındandır. XIX. Yüzyıl’ın ikici yarısında, adını aldığı üzüm tüccarı Kemahlı İbrahim Efendi tarafından giriş kısmı üç katlı olarak yaptırılan han, zaman içinde harap olmuş ve Cumhuriyet’in ilk yıllarında hemen arkasında bulunan Tellalbaşı Yeni Han ile birleştirilerek otele dönüştürülmüştür. XIX. Yüzyıl ortalarında inşa edilmiş olup, yakın yıllarda büyük bir onarım gören yapı günümüzdeki hazır giyim çarşısı olarak çalışmaktadır.

Salepçioğlu Camisi

Salepçizade Hacı Mehmet Efendi oğlu Hacı Ahmet Efendi tarafından yaptırılmıştır. 1906 yılnda hizmete giren caminin yüksek yapılan ilk minaresi depremle yıkılma tehlikesi gösterdiğinden, 1927 yılında yıktırılarak yeniden yaptırılmışsa da bu minare 1974 yılı Şubat ayında meydana gelen deprem de yıkıldığında minare bir kez daha yenilenmiştir. Son derece zarif çizgilere sahip ve şehirdeki en süslü yapılardan biri olan bu cami, giriş  merdivenleri yanında ki çeşmelerle de farklılık gösterir.

Kahraman Mescidi

Turna Yokuşu olarak bilinen sokaktaki mescidin adı aslında “Karaman Mescidi” dir. XIX. Yüzyıl ortalarında inşa edildiği sanılan Karaman Mescidi, dönemin Akdeniz Adaları Alaybeyi Osman Efendi tarafından yaptırılmıştır.

Başdurak

Kemeraltı bölgesinde “ Arasta” , “ Paşaturak” ve “Başoturak” olarak da anılan ve Başdurak Camisi merkezi bölgenin adıdır. 1872 yılında tamamlanmış olan Hükümet Konağı’ından önce, yönetim merkezi olarak kıyıdan biraz daha içeride ve bu bölgede bulunan yapılar kullanılmış bu nedenle de bölgeye “Başoturak” denmişti. Başdurak olarak bildiğimiz bölgenin adı işte bu “Başoturak” sözcüğünün değişim göstermiş halidir. İkiçeşmelik’i Kemeraltı’na bağlayanyol olan Kestelli Yokuşu’nun Anafartalar Caddesi’ne ulaştığı önemli bir kavşaktır.

Başdurak Camisi

Kemeraltı’da, bulunduğu semt adıylada anılan ve asıl adı Hacı Hüseyin Camisi olan yapı 1652 yılında inşa ettirilir. Cami, tıpkı Şadırvan ve Kestanepazarı Camileri gibi “Fevkani” denilen formda yani dükkanların bulunduğu zeminden bir kat yukarıda olup tek kubbe ve tek minarelidir.

Kestelli Caddesi

Kemeraltı’nda, Başdurak’tan İkiçeşmelik semti ve Eşrefpaşa Caddesi’ne doğru çıkan cadde, XIX. Yüzyıl’ın ikinci yarısında “Kestaneoğlu Sokak” olarak bilinen sonraları “Kestelizade Caddesi” olarak söylenen yol “Kestellizade Yokuşu” adıyla da anılır. Cadde üzerinde ve çevresinde çok sayıdaönemli tarihi yapı bunmaktadır.

Ali Paşa Meydanı

863. ve 866. Sokakların kesişme noktasında, günümüzde Kemeraltı kavisi oluşturan eski kıyı şeridine sahip iç liman doldurulduktan sonra kazanılan alanın en önemli noktalarından biridir. XIX. Yüzyıl başında “Ali Paşa Viranesi” ya da “Gemiler İskelesi” adlaryla da bilinen ve bir dönem bazı idam cezalarının burada infaz edilmesiyle ünlü bu meydan günümüzde şadırvan avlusu haline dönmüştür.

Ali Paşa Meydanı Şadırvanı

Aynı adla anılan meydanda bulunan şadırvan, sekiz yüksek mermer sütun üzerine oturtulmuş, kurşun örtülü büyük bir kubbenin altındadır. Çeşmeli Ahmet Reşit Efendi tarafından yaptırıldığı bilinen şadırvanın yapılış tarihi hakkında kesin bilgi yoktur. Ancak 1894 yılında Sultan II. Abdülhamit tarafından baştan aşağı onartılır. Bazı kaynaklar çeşmenin Hekimoğlu Ali Paşa tarafından 1754’lerde yaptırılıdığını bildirmektedir.

 

Arasta

Kemeraltı’nda, Başdurak yöresinde özellikle Abacıoğlu Han ile Kestane Pazarı Camisi arasındaki bölgede yer alan önleri saçaklı dükkanların olduğu bölgeye verilen ad. Osmanlı’dan bu yana arasta sözcüğü “üstü örtülü” ya da “önleri saçaklı” dükkanlardan oluşan çarşılar için kullanılmıştır.

Abacıoğlu Hanı

Balcılariçi adıyla anılan bölgedeki iki katlı avlulu han, XVIII. Yüzyıl başlarında, Hacı Mustafa Ağa tarafından yaptırılır. Cumhuriyet’in ilk yıllarında “sebze ve meyve hali” işlevinin yanı sıra çevre ilçelere yolcu ve yük taşıyan motorlu araçların hareket merkezlerinden biri olarak kullanılmıştır. Orijinalliği büyük ölçüde yok olan handan günümüze ancak kuzeydoğu ve güneybatı bölümleri gelebilmiştir. Han esnafı ve Konak Belediyesi’nin ortaklaşa yürüttüğü onarım çalışması 2007 yılında tamamlanmıştır.

Yeşildirek Hamamı

Anafartalar Caddesi üzerindeki bu hamam XVII. Yüzyıl’da Merzifonlu Kara Mustafa Paşa tarafından yaptırılır. Yapılışından itibaren odun ateşi ile ısıtılan hamam 1940 yılında kömürle ısıtılmaya başlayınca ısıtma kanalları yüksek ısıya dayanamayıp patlar. Bir zaman han, depo ve imalathane olarak kullanılan hamam 1963 yılında yapılan düzenleme ile 46 dükkanlı kapalı çarşıya dönüştürülür.

Kestanepazarı Camisi

Kemeraltı çarşısı, eski iç deniz kıyısında, Başdurak ve Şadırvan camilerinin arasında kalan ve Zahire Pazarı ile çevrili olan cami. Bu cami de “fevkani” olarak adlandırılan zemindeki dükkanların üzerine yapılmıştır. Bazı kaynaklarda daha önceleri aynı yerdeyer alan Saint Apotre Kilisesi temellerinin üzerine, 1636 yılında Bıyıklı Süleyman Ağa tarafından yaptırılığı ileri sürülür. Selçuk’taki İsa Bey Camisi’nden getirtilen mihrap, belki de İzmir’deki en güzel mihraptır. Giriş kapısının bulunduğu Zahireciler Çarşısı içinde sekiz cepheli bir şadırvanı vardır.

Havra Sokağı

929. Sokak, halka arasında bu adla anılır. Çarşının en hareketli bölgelerinden biridir. Çevresindeki havraların yanı sıra yakın zamanlara kadar meyhaneleriyle ünlü olan bu sokak Cumhuriyet’in ilk yıllarından bu yana İzmir’in balık ve sebze pazarı gibidir. Her tür taze meyve sebze buradaki manavlardan oldukça ucuz fiyatlara alınabilir.

Kuyumcular Çarşısı

Mücevher ve altın takıyla ilgilenenlerin mutlaka uğraması gereken bir çarşıdır. Bu çarşıdaki

Yüzlerce kuyumcu dükkanında Türk altın işleme sanatının en güzel ve değerli örneklerini bulabilirsiniz.

Şadırvan Camisi

Kemeraltı’nın eskiden “İç Deniz” olan kıyısındaki beş camiden ikincisi, XVI. Yy. sonları-XVII. Yy. başlarına ait olan ve “Bıyıklıoğlu” ya da “Niflizade” adlarıyla da anılan cami, yaygın olarak kullanılan adını, altında ve yanında bulunan şadırvanlardan alır. Bulunduğu camiye ve tüm semte adı verilen bu şadırvanın kim tarafından ve ne zaman yaptırıldığı bilinmemektedir. İnşa tarihinde bulunduğu yer deniz kıyısında olduğu için avlusu bulunmamaktadır. Özellikle kubbe kenarında bulunan ve “Baldaken” denen formlara dikkat edin. Bu form Konak Saat Kulesi yapımında, sebillerde de kullanılmıştır.

Kemeraltı Fotoğrafları


Kemeraltı Videoları


Bölgeler